Stratejik Konum

Türkiye’ye hiç gelmemiş olabilirsiniz, ancak ülkenin dünyanın tam merkezinde Doğu ile Batı’yı keşiştiren çok özel bir konumda olduğunu mutlaka duymuşsunuzdur.

Türkiye’ye hiç gelmemiş olabilirsiniz, ancak ülkenin dünyanın tam merkezinde Doğu ile Batı’yı keşiştiren çok özel bir konumda olduğunu mutlaka duymuşsunuzdur. Dünyada hem Asya hem de Avrupa Kıtası’nda yer alan İstanbul gibi bir şehir daha yok.

Coğrafi konumunun Türkiye’ye önemli avantajlar sağladığı ortada. Fiyortlardan Kızıldeniz’e, Urallar’dan Cebelitarık’a Türkiye 1.5 milyar insana ve 20 trilyon doların üzerinde bir ekonomiye sadece 4 saatlik uçuş mesafesinde yer alıyor. Bir çok dünya devi Türkiye’yi bu konumu nedeniyle üretim ve yönetim üssü olarak seçti.

Avrupa Birliği ile gümrük birliği içinde bulunan Türkiye 27 ülkeyle de Serbest Ticaret Anlaşması içinde. Bu toplamda 1 milyarlık bir pazara doğrudan ulaşım demek. Anlaşmalarla güçlendirilmiş stratejik konumu Türkiye’yi gelecek yıllarda daha da cazip kılacak.

Stratejik konumu önemli ancak bugün Türkiye, ilk kez nerede olduğu için değil, bu topraklar üzerinde ne inşa ettiği için önem taşıdığı bir döneme girdi. Türkiye önemli bir bölgesel güç ve çekim merkezi haline geldi.

Dünyanın Lojistik Üssü

İç pazar büyüklüğü 50 milyar doları aşan lojistikte Türkiye, bölgesel bir üs oldu. Karayolu taşımacılığında Avrupa’nın açık ara en büyüğü konumunda. Denizcilikte son 40 yılda oluşturulan filolarla önemli bir atılım gerçekleştirildi. Dünya Bankası verilerine göre, Türkiye lojistik performansı açısından 160 ülke arasında 34’üncü sırada yer alıyor.

Önümüzdeki yıllarda Türkiye bu alana yaptığı yatırımların meyvelerini toplamaya devam edecek. Devreye alınan ve yapılmakta olan yeni limanlar deniz ticaretini büyütecek. Hava taşımacılığı gibi liman işletmeciliğinde de Türkiye önemli bir atılım içinde. Bugün kurvaziyer liman işletmeciliğinde dünyanın bir numaralı operatörü bir Türk şirketi.

Yatırımlarına hız verilen demiryolu ağları ile desteklenecek lojistik sektörü, Türkiye’nin coğrafi avantajları da dikkate alındığında, uzun yıllar gelişimini sürdürecek. Batı ile Doğu’yu birleştiren önemli bir ticaret ve enerji köprüsü olan Türkiye’nin bu konumu, Çin’in tarihi İpekyolu projesini yeniden canlandırma girişimleri de göz önüne alındığında, gelecekte dünya ekonomisi açısından daha da önem kazanacak.

Türkiye’nin lojistiğinde önemli bir eksiklik olarak görülen demiryolu taşımacılığının toplam içindeki payının %10’dan %20’ye çıkarılması, ülkenin iç ve dış ticaretini destekleyecek.

Tüm bunları havadaki atılım tamamlayacak. Uluslararası yolcu taşımacılığında dünyada en fazla destinasyona uçan Türkiye, 750 uçaklık filosu ile, sivil havacılıkta dünyanın en önemli oyuncularından biri olacak.